[Bu dosyanın İngilizce orijinal versiyonu Al Sharq Forum’un web sayfasında mevcuttur.]

İran ve Irak’ta yaşanan son gelişmelerin hızı hem bölgesel hem de uluslararası siyasi aktörler için şoke edici oldu. İki ülke de aylardır protesto dalgalarıyla uğraşıyordu. Güvenlik güçlerinin (ve iddialara göre Irak’taki paramiliter grupların) göstericilere yönelik orantısız şiddeti ve protestolarda yaşanan büyük sivil kayıpları Bağdat ve Tahran yönetimlerine yönelik hoşnutsuzluğu arttırdı. Her geçen gün artan baskılarla karşı karşıya kalan Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi’nin istifa etmekten başka bir seçeneği yoktu. Sivil bir ABD’liyi öldüren ve Amerikan askeri personelinin yaralanmasına neden olan bir saldırıya yanıt olarak İran destekli Ketaib Hizbullah’ın Irak ve Suriye’deki mevzilerini hedef alan ABD hava saldırılarını da eklemek gerek.

Bu şaşırtıcı olayların üzerine dünya kamuoyu İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (İDMO) yurt dışı kanadı olan elit Kudüs Gücü’nün Komutanı Kasım Süleymani ve Iraklı paramiliter grup Halk Seferberlik Güçleri’nin (Haşdi Şabi) Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in 3 Ocak gününün erken saatlerinde Bağdat Uluslararası Havalimanı’nda suikasta uğramasıyla bir şok daha yaşadı.

Bu dehşet verici suikastların ardından İran intikam yeminleri ederek Kasım Süleymani’nin öldürülmesine karşılık Bağdat ve Erbil’deki ABD üslerini balistik füzelerle hedef aldı.  İranlı yetkililer saldırılardan sonra tartışmalı bir açıklama yaptı ancak ABD’nin saldırılara tepkisi şimdiye kadar sınırlı kaldı. Yine de uluslararası siyasi aktörleri kaygılandıran yüksek düzeydeki ABD-İran gerilimi önümüzdeki aylarda sürecek gibi görünüyor.

Kasım Süleymani suikastının bölge siyasetine etkilerini daha iyi anlamak için bu dosyayı hazırladık. Dosyada farklı ülkelerden beş uzman, her biri bu şoke edici suikastın farklı bir yönüne odaklanarak mevcut durum üzerine öngörülerini aktarıyor.

Tartışma

Sinan Hatahet Kamaran M. Palani Tamer Badawi Hassan Ahmadian Hakkı Uygur