Özet: Rakka’da Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı verilen savaşta sona yaklaşılırken gözler Deyr ez Zor’daki rejim güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki çekişmeye çevrilmiş durumda. Yerel ve bölgesel aktörler, Rusya ve Amerika arasında zımni bir antlaşma olduğunun ve bu antlaşmanın Fırat Vadisi boyunca bölgeyi iki etki alanına böldüğünün farkındalar. Ancak son gelişmeler, bu iki küresel gücün stratejileri arasındaki derin farklılıkları açık bir şekilde gözler önüne serdi. Fırat Vadisi; Türkiye, Suriye ve Irak’ı bağlıyor ve son 7 yıl boyunca bu alan, zengin petrol yatakları üzerine gün geçtikçe derinleşen yerel bir mücadeleye sahne oluyor. Bu bölge, IŞİD söz konusu yerel güçleri ülkenin batısına sürmeden önce büyük ölçüde ana akım güçlerin kontrolü altındaydı ancak şu an hem SDG hem de Suriye rejimi, bu bölgeyi ele geçirme mücadelesi veriyor. IŞİD’in Suriye’nin doğusunda elinde tuttuğu topraklar gün geçtikçe rejim güçlerinin yanı sıra SDG’nin kontrolüne geçerken birçok problem de gün yüzüne çıkıyor: IŞİD’den arta kalan sorunların üstesinden gelmek, bölgeyi yeniden inşa etmek, yerlerinden edilmiş insanların ve mültecilerin güvenli bir şekilde geri dönüşlerini sağlamak ve daha birçok baskı unsuru olan meseleden oluşuyor bunlar. Bu makale, Suriye’nin doğusundaki iktidar mücadelesinin dinamiklerini, aşiretlerin durumunu ve SDG ile Şam’ın doğu topraklarını ele geçirirken karşılaştığı zorlukları tespit etmeye çalışacaktır.